Dogruhaber ----

  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size

Erbakan Hoca Ne Zaman Kaybetti Biliyor musunuz?

e-Posta PDF
erbakanhocanezamankaybettiSaadet Partisinin 11 Temmuz Pazar günü yapılan olaylı kongresinde Erbakan Hoca kaybetti. Hoca’nın sunduğu listeden başta Numan Kurtulmuş olmak üzere kırk üç üye o anda istifa etti ve Numan Kurtulmuş’un kendi listesi kazandı.

Hatta Erbakan Hoca kongrede aldığı bu yenilgiden sonra ciddi bir yenilgi daha almıştır; Numan Kurtulmuş’un listesinden GİK üyesi olarak seçilen ve eski yönetimde de olan, kendisine yakın olarak bilinen 25’e yakın partiliyi konutuna çağıran Hoca, “Numan Kurtulmuş’a karşı istifa” etmelerini istemiş. GİK  üyelerinin ise Erbakan’a, “Hocam istifa etmemiz söz konusu olamaz. Bizler seçilmiş genel başkanımız Numan Bey’in arkasında duracağız. Zaten kongre sürecinde Numan Kurtulmuş’a karşı izlediğiniz politika Milli Görüş hareketine ve Saadet Partisi’ne ciddi anlamda zarar verdi” şeklinde cevap vermişler, Hoca da onların bu tavır karşısında sessiz kalarak odasına çekilmiştir.

Biliyoruz, Hoca yılmayacak, Saadet Partisini yeniden ele geçirmek için elinden geleni yapacak. Baktı olmadı, “Küçücük olsun, fakat sadece ve sadece benim olsun” diye yeni bir parti kuracak…

Fakat şu husus unutulmamalıdır ki, onu da kaybedecek. Anadolu’da bir söz vardır: Bir insanın ipinin kıvrağı açılmaya görsün, sökülür gider artık.

Görebildiğim kadarıyla bu noktada Müslümanların ortak düşüncesi şudur:

Erbakan Hoca böyle bitmemeliydi, kendisini bu şekilde bitirmemeliydi, sonu böyle olmamalıydı, ömrünün son demlerini çok daha güzel  geçirebilirdi.

Fakat şu anda herkes itiraf etmektedir ki, Erbakan Hoca yanlış yapmıştır, kaybetmiştir.

ASLINDA HOCA NE ZAMAN KAYBETTI BILIYOR MUSUNUZ?

Meşhur Bingöl konuşmasının ardında durmadığından, o konuşmanın bedelini ödemediğinden, özellikle cezaevine girmediğinden dolayı Hoca’nın tükeniş süreci başlamıştır.

Erbakan Hoca, 25 Şubat 1994 tarihinde Bingöl’de yaptığı o meşhur konuşmasında:

“Bu ülkenin evlatları asırlar boyu mektebe başlarken, besmeleyle başlar. Siz geldiniz, bu besmeleyi kaldırdınız. Ne koydunuz yerine, ‘Türküm, doğruyum, çalışkanım.’ Sen bunu söyleyince, öbür taraftan da Kürt kökenli bir Müslüman evladı, ‘Ya öyle mi, ben de Kürdüm, daha doğruyum, daha çalışkanım’ deme hakkını kazandı….”

Hatırlanacağı üzere, bu konuşmasından dolayı hakkında soruşturma açıldı, yargılanmaya başladı.

Ne yazık ki Erbakan Hoca bu konuşmasının ardında dimdik durmadı, duramadı.

“Evet, ben böyle düşünüyorum, böyle inanıyorum, bu coğrafyanın derdi budur, kanayan yarasının sebebi budur, sözlerimin ve iddiamın arkasındayım…” demedi Erbakan Hoca.

“Bu kaset montajdır, Kaset mahkemede delil olamaz …” gibi savunmalar yaptı.

Bu şekildeki bir savunma Müslümanların yüreklerini derinden yaraladı, yarınlara olan ümidine sekte vurdu.

Erbakan Hoca aslında o gün kaybetmişti.

Ne ilginçtir ki, buna rağmen hapis cezası almaktan da kurtulamadı.

Bu defa da hapse girmemek için direndi, “Evimi boyatacağım, badana yaptıracağım…” gibisinden Müslümanların başını önüne eğdirecek cinsten mazeretler ileri sürdü.

O günkü milletin ma’şeri vicdanını çok iyi hatırlıyorum, eğer Erbakan Hoca Bingöl konuşmasının karşılığı olarak cezaevine girseydi hem kendisi kazanacaktı, hem Müslümanlar kazanacaktı, hem bu ülke kazanacaktı.

Ve ‘Yaşı ilerlemiş bir Başbakanını bir konuşmasından dolayı cezaevine atan’ bu despot rejim büyük bir yara alacaktı.

Cezaevinin kapısına kadar yüz binlerce, belki milyonlarca insanın refakatinde içeri girecek ve aynı şekilde dışarı çıkacaktı.

Yorumlar (9)Add comments
ahmet dogru YORUM YAPTI Temmuz 16, 2010
YORUM: ...
dogru ama nedense lider olan muslumanlar makam icin bunu yapıyor ALLAH cok şukur seyda bunu yapmadı şahadet şahadet dedi
hatal kullanim bildirin
Skoru azalt
Skoru yukseltin

Oy says: +0
muhacir YORUM YAPTI Temmuz 17, 2010
YORUM: ...
Mehmet Goktas Hocam,Allah sizlerden razi olsun...Icimden gecen duygulari, bu guzel yorumunuzla izah ettiniz.Hatta o donem keske Erbakan Hoca istifa etseydide bu vebali ustunde tasimasaydi diye dusunuyordum.Erbakan hoca kaset montajdir demisti ama sunu unutmustu,onu dinleyenlerin kulaklari montaj degildi ...ne diyelim Allah hepimizi islah eylesin.
hatal kullanim bildirin
Skoru azalt
Skoru yukseltin

Oy says: +1
musab-bitlis YORUM YAPTI Temmuz 17, 2010
YORUM: ...
selamualekum hocam doğruhaber ve sizin okurunuz olduğum için haddimin fevkinde olarak genelde her müslümanın özeldede gaztemizin hedefi ulvi ve yüce gayesi olduğundan üstadımızın dediği gibi:elmas değerinde olan bu değerlerimizi ve budeğerleri adi cam parçalarına indiren siyaset ve siyasileri yazmak veya konuşmak veya gündemde tutmak yene üstadımızın dedği gibi maksaddan geri bırakır diye düşünüyorum.haddimi aştım hakkınızı helal edin hocam ALLAHA EMENATOLUN ALLAH YARDIMCIMIZ OLSUN
hatal kullanim bildirin
Skoru azalt
Skoru yukseltin

Oy says: +0
can YORUM YAPTI Temmuz 17, 2010
YORUM: ...
Mehmet hocam doğru söylüyor fakat erbekanın bitmesi bir konuşmaya değilde izlemiş olduğu kemiksiz duruşlu siyasetten sonra kaybetmeye başlamıştır çünkü onu bir güzel istedikleri gibi bükük eğdiler . Bir insanın vucudunda kemik varsa birileri onu istediği gibi bükmeye başladığı zaman önce kemikleri kırılır ve feryadını çevresinden herkez duyar eğer dayanırsa Allah ta duyar ve yardım ondan sonra gelir işte Erbakan o noktada Allah'a sesini duyuracak kadar dayanamadı kanaatimce.İlk günkü kongrede ben Numan Kurtulmuşun işi zor demiştim ve Erbekan kendini bitirdi demiştim.Çok üzüldüm yazık oldu çünkü bundan sonra bir şeylerin düzelmesi çok zor. Muslumanım diyen hiçkimsenin arasına nifak düşmesin diye yinede dua edelim.
hatal kullanim bildirin
Skoru azalt
Skoru yukseltin

Oy says: +0
ali yavuz YORUM YAPTI Temmuz 17, 2010
YORUM: ...
Küçücük olsun, fakat sadece ve sadece benim olsun”

bu ergenokoncuların, beyaz türklerin, istanbul prenslerinin bilinçaltının bir köşesinde yatan düşüncenin kendisidir. oysa bizlerin ihtiyacı olan tek maddi şey bir '' dünya haritasıdır..

haberin aslı nedir bilmiyorum fakat gördüğüm kadarıyla ekranlarda oğul erbakan postu devrelacakmış. bütün kapğışmalar bundan olsa gerek. buda bir kayıp nedenidir bence.

bir zamanlar İspanya ovalarında koşan atların hayallerine, yaktığımız gemilere ihanet edemeyiz bizler yani müslümanlar.
imam rabbaniye, muhammed ikbal-e, göçmen kuşlara yuvalar yapan atalarımaza da.
bizler turnaların, dağların, ağaçların dilini öğrenen bir medeniyetin solmuş izlerinde nefes alıp vermeye çalışıyoruz.
bu bizim kaderimiz. !!


bu günki ali bulaç'ın(zaman yazarı) makalesini okumasını salık veririm. bir plana göre numan kurtulmuş ''başbakanlığa'' hazırlanıyor.

hatal kullanim bildirin
Skoru azalt
Skoru yukseltin

Oy says: +0
can YORUM YAPTI Temmuz 17, 2010
YORUM: ...
ali yavuz kardeşimiz olayı çok güzel bir tarafından yakalamış ali bulaç'ın yazısında değindiği olayın gerçekleşmesine olasılık vermiyorum şahsen çünkü SP ve AK partinin birleşmesi diye bir şey olmaz fakat önümüzdeki günlerde şayet SP Erbekanın oğlunun partisi şeklini alırsa o zaman SP erbekanın tarikatı olacaktır o zaman Numan kurtulmuş ve arkadaşlarının AK partiye geçme olasıkları çok büyük olur şayet Numan Kurtulmuş ve arkadaşları AK partiye geçerse Ali bulaçın dediği olasılık ağır basar.Bu arada Musluman siyasetin içindedir istesede kendini uzak tutamaz kanaatimce.
hatal kullanim bildirin
Skoru azalt
Skoru yukseltin

Oy says: +0
Bülent Kartal YORUM YAPTI Temmuz 19, 2010
YORUM: ...
BİZ GALİBA ERBAKAN HOCAYI ONUN VEFATINDAN SONRA ANLAYACAĞIZ AMA İŞ İŞTEN GEÇMİŞ OLACAK

Erbakan Hocamızın seksen beş yıllık ömrü (Rabbimiz sıhhat ve afiyetle uzun ömürler ihsan eylesin) ve kırk yılı aşkın dava mücadelesi içerisinde gerek dış Siyonist güçler, gerek içerideki uzantıları, gerekse Müslümanlardan çektikleri kitaplara sığmayacak hal almıştır.

Milli Görüş mücadelesinin ilk başladığı günden bu günümüze gelinceye kadar neler oldu şöyle bir göz atalım. MSP CHP koalisyonu döneminde TCK’daki 141,142 ve 163. maddelerin birlikte kaldırılmasında 163. maddenin kaldırılmasına evet deyip diğerlerinin kaldırılmasına karşı çıkıp bunu bahane ederek partiden her gün biri istifa ederek ayrılıp milletvekili sayımızı yarıya düşürenler hakkında Erbakan hoca herhangi bir olumsuz söz, tenkit söylemiş mi?

Seksenli yılların başlarında “parti küfürdür. Dolayısıyla Erbakan’da yanındakilerin de hepsi (hâşâ) kâfirdir.” Diyen Cemalettin Kaplan’a sözünü kendisine iade kabilinden de olsa ya da daha hafifinden de olsa aleyhte bir sözünü duyan var mı?

Daha sonraları “Sen bulunmadık hint kumaşı mısın ki sana biat edecekmişim” diyen merhum Esad Coşan hoca efendi aleyhinde bir tenkit ve sitem duyan olmuş mu?

Bir de Milli Görüş camiasına bakın bakalım başka bir cemaatten çalınmış bir fert bulabilecek miyiz? Hepsi de ya Hakkı Milli görüş sayesinde bulmuş, ya da Milli Görüşün Hak yolda olduğunu imanı ve ferasetiyle kavramış insanlardır.

Erbakan Hocamız bizlere İslam kardeşliğini öğreten ve bu kardeşliğin nasıl hayata geçirileceğini de gösteren insandır. Birçok Müslüman grubun “Komünistleri dışarı saldılar” diye karşı çıktığı 1974 yılındaki Genel affı, haksız yere hapse atılan Risale-i Nur talebelerini kurtarmak için çıkardığını hala bilmeyen var mı? Süleyman Hilmi Tunahan Hazretlerinin talebeleri diye bilmem kaç bin tane vekil imamı kadroya alıp sosyal güvence kazandırması İslam kardeşliği hukukunu gözettiği için değil miydi?

Erbakan hocamız o zaman henüz genç denilebilecek yaşlarda idi. O zaman kapılmadığı ihtirasa seksen beş yaşında mı kapıldı. Allah aşkına bunu Müslümanlar nasıl söyleyebiliyor?

Diyeceksiniz ki evet hoca bu saydığınız insanları tenkit etmedi ama AKP’ye demediğini bırakmadı. Ah… ah… işte niye kendisine (hâşâ) kâfir diyenlere bile bir şey demedi de AKP’lilere veryansın etti? Bundaki inceliği anlayabilsek zaten mesele kalmayacak.

Numan Bey’in Saadet Partisi Genel Başkanı olduğu 2008 Kongresinden önce çok geniş çaplı bir istişare yapıldı. Bu istişarede Erbakan Hocamız parti teşkilatlarının başkanlarının tümü, AGD ve diğer tüm Milko kuruluşlarının şube başkanlarının görüşlerini yazılı ve sözlü olarak aldı ve bunların hepsinin de katıldığı, Numan Bey’in de sağ yanına oturduğu bir toplantı yaptı. Oradaki yaptığı konuşmadaki şu cümleler bu günü anlayabilmek için önemli bir ışık tutacaktır.

“Yapılacak yeni kongremizde Saadet Partimize yeni bir genel başkan seçeceğiz. Bu genel başkanın Ahmet olmuş, Mehmet olmuş kim olacağı önemli değil. Bütün kardeşlerimiz bizim için çok değerlidir. Fakat biz sadece bir şeye bakacağız “İstikamet…” İstikamet çok mühim… Temel esaslarımıza bağlı kalmak, partimizi istikametten ayırmamak… Buna bakacağız demişti.

Nedir istikamet? Siyasi mücadelede istikamet; Allah Resûlüne müşriklerin; “İstersen gel seni başımıza kral yapalım, istersen en zenginimiz yapalım, istersen dileğin kadınlarımız kızlarımızla evlendirelim, sadece putlarımıza dil uzatma bundan başka ne dilersen yap.” Dediklerinde “ Güneşi sağ elime, ayı da sol elime verseniz kabul etmem diye reddedip Taif’te taşlanmayı göze almak, Mekke’den hicreti göze alabilmektir. Bu tavır; siyasi mücadelede iktidar gücünün İslam düşmanı, müşrik lobilerinin desteğiyle değil kendi azmi ve mücadelesinin zaferiyle almak gerektiğini öğreten en harika örnektir.

Evet, Erbakan hoca AKP’yi bu yüzden açık bir şekilde tenkit etmiştir. Çünkü AKP Hocamızın Müslümanlara yılmayan, tükenmeyen bir azimle ve çilelerle dolu yıllar içerisinde öğrettiği antiemperyalist Hakka dayalı dava şuurunun yerine “Bükemediğin eli öpeceksin kardeşim, adamlar güçlü, onları karşına alarak hiçbir şey yapamazsın.” Diyen yıkıcı bir zihniyet yozlaşması ve istikametten sapmadır.

Ayrıca; hiçbir ordu hasımlarının yaptığı yaygara doğrultusunda kendisini dizayn ederek zafere yürüyemez. Şu son dönemlere bir bakın. Saadet partisinde Erbakan vesayeti var mı? Numan KURTULMUŞ emanetçi mi? Saadette Erbakan gölgesi bitecek mi diye yaygara koparanlar kimler? Bu yaygaraları bertaraf etmek düşüncesiyle parti yönetimi oluşturduğunuzda kimin arzusuna hizmet edilmiş olacaksınız?

Rabbimiz gecinden versin. Ona sıhhat ve afiyetlerle uzun ömürler ihsan etsin ama her fani gibi bir gün hocamıza da Emr-i Hak vaki olduğunda kabrini saadet partisinin bahçesine koysalar “Bu mezar buradan gelip geçenlere bizim istemediğimiz şeyleri hatırlatıyor, farklı çağrışımlara sebep oluyor, onlara farklı bir ruh veriyor.” diye bu Siyonistler yine yaygara yapacaklardır.

Yapılması gereken onların ölüsünden dahi korkacağı Erbakan hocamızın istikametinden ayrılmamak ve onun ardından yürüyebilme onuruna sahip olabilmektir.


HİÇ KİMSE ERBAKAN HOCANIN BEDDUASINI ALMAYI GÖZE ALMASIN İFLAH OLMAZ


AKP’liler çok sevinmesin ya da bazıları “Bak adamlar ayrıldı Cumhurbaşkanı başbakan çıkardılar ne güzel işler yapıyorlar” diye sevinmesin. Onlar daha işin ne oldum kısmında ne olacağım kısmana henüz gelmediler. İnşallah o noktaya gelmeden hatalarından dönüp tevbe ederler.

“Hoca bizim büyüdüğümüzü hala bir türlü kabul edemiyor” diye gazete ve televizyonlara açıklama yapan ileri gelenlerimiz kendilerinin hocanın büyüklüğünü anlamadıklarını kavramaları gerekir.

Bütün bunları sabırla okuduktan sonra bir kez daha düşünelim. Erbakan hocamızın mücadelesi; kendisine iman eden İsrail oğullarının ellerinden çektiği sıkıntı neredeyse firavundan çektiklerini geçecek hale gelen Hz. Musa aleyhisselam’ın mücadelesine ne kadar benziyor değil mi?

Hiç kimse hocamızın dava mücadelesindeki birikimleri heba edip onun bedduasını almayı göze almasın iflah olmaz. Çünkü o, şu memlekette her “Allah” diyen her türlü mevkideki insanın ki (Mehmet GÖKTAŞ hocamda dahil ) “Allah” demesinde emeği ve hakkı olan mübarek bir zattır vesselam.

Allah’ın rahmeti, bereketi ve mağfireti tüm müminler üzerine olsun. Rabbimiz bizleri tefrikadan korusun ve bizlere Hakkı hak bilip Hakka tabi olmayı nasip eylesin.
hatal kullanim bildirin
Skoru azalt
Skoru yukseltin

Oy says: +0
Bülent Kartal YORUM YAPTI Temmuz 19, 2010
YORUM: ...
BİZ GALİBA ERBAKAN HOCAYI ONUN VEFATINDAN SONRA ANLAYACAĞIZ AMA İŞ İŞTEN GEÇMİŞ OLACAK

Erbakan Hocamızın seksen beş yıllık ömrü (Rabbimiz sıhhat ve afiyetle uzun ömürler ihsan eylesin) ve kırk yılı aşkın dava mücadelesi içerisinde gerek dış Siyonist güçler, gerek içerideki uzantıları, gerekse Müslümanlardan çektikleri kitaplara sığmayacak hal almıştır.

Milli Görüş mücadelesinin ilk başladığı günden bu günümüze gelinceye kadar neler oldu şöyle bir göz atalım. MSP CHP koalisyonu döneminde TCK’daki 141,142 ve 163. maddelerin birlikte kaldırılmasında 163. maddenin kaldırılmasına evet deyip diğerlerinin kaldırılmasına karşı çıkıp bunu bahane ederek partiden her gün biri istifa ederek ayrılıp milletvekili sayımızı yarıya düşürenler hakkında Erbakan hoca herhangi bir olumsuz söz, tenkit söylemiş mi?

Seksenli yılların başlarında “parti küfürdür. Dolayısıyla Erbakan’da yanındakilerin de hepsi (hâşâ) kâfirdir.” Diyen Cemalettin Kaplan’a sözünü kendisine iade kabilinden de olsa ya da daha hafifinden de olsa aleyhte bir sözünü duyan var mı?

Daha sonraları “Sen bulunmadık hint kumaşı mısın ki sana biat edecekmişim” diyen merhum Esad Coşan hoca efendi aleyhinde bir tenkit ve sitem duyan olmuş mu?

Bir de Milli Görüş camiasına bakın bakalım başka bir cemaatten çalınmış bir fert bulabilecek miyiz? Hepsi de ya Hakkı Milli görüş sayesinde bulmuş, ya da Milli Görüşün Hak yolda olduğunu imanı ve ferasetiyle kavramış insanlardır.

Erbakan Hocamız bizlere İslam kardeşliğini öğreten ve bu kardeşliğin nasıl hayata geçirileceğini de gösteren insandır. Birçok Müslüman grubun “Komünistleri dışarı saldılar” diye karşı çıktığı 1974 yılındaki Genel affı, haksız yere hapse atılan Risale-i Nur talebelerini kurtarmak için çıkardığını hala bilmeyen var mı? Süleyman Hilmi Tunahan Hazretlerinin talebeleri diye bilmem kaç bin tane vekil imamı kadroya alıp sosyal güvence kazandırması İslam kardeşliği hukukunu gözettiği için değil miydi?

Erbakan hocamız o zaman henüz genç denilebilecek yaşlarda idi. O zaman kapılmadığı ihtirasa seksen beş yaşında mı kapıldı. Allah aşkına bunu Müslümanlar nasıl söyleyebiliyor?

Diyeceksiniz ki evet hoca bu saydığınız insanları tenkit etmedi ama AKP’ye demediğini bırakmadı. Ah… ah… işte niye kendisine (hâşâ) kâfir diyenlere bile bir şey demedi de AKP’lilere veryansın etti? Bundaki inceliği anlayabilsek zaten mesele kalmayacak.

Numan Bey’in Saadet Partisi Genel Başkanı olduğu 2008 Kongresinden önce çok geniş çaplı bir istişare yapıldı. Bu istişarede Erbakan Hocamız parti teşkilatlarının başkanlarının tümü, AGD ve diğer tüm Milko kuruluşlarının şube başkanlarının görüşlerini yazılı ve sözlü olarak aldı ve bunların hepsinin de katıldığı, Numan Bey’in de sağ yanına oturduğu bir toplantı yaptı. Oradaki yaptığı konuşmadaki şu cümleler bu günü anlayabilmek için önemli bir ışık tutacaktır.

“Yapılacak yeni kongremizde Saadet Partimize yeni bir genel başkan seçeceğiz. Bu genel başkanın Ahmet olmuş, Mehmet olmuş kim olacağı önemli değil. Bütün kardeşlerimiz bizim için çok değerlidir. Fakat biz sadece bir şeye bakacağız “İstikamet…” İstikamet çok mühim… Temel esaslarımıza bağlı kalmak, partimizi istikametten ayırmamak… Buna bakacağız demişti.

Nedir istikamet? Siyasi mücadelede istikamet; Allah Resûlüne müşriklerin; “İstersen gel seni başımıza kral yapalım, istersen en zenginimiz yapalım, istersen dileğin kadınlarımız kızlarımızla evlendirelim, sadece putlarımıza dil uzatma bundan başka ne dilersen yap.” Dediklerinde “ Güneşi sağ elime, ayı da sol elime verseniz kabul etmem diye reddedip Taif’te taşlanmayı göze almak, Mekke’den hicreti göze alabilmektir. Bu tavır; siyasi mücadelede iktidar gücünün İslam düşmanı, müşrik lobilerinin desteğiyle değil kendi azmi ve mücadelesinin zaferiyle almak gerektiğini öğreten en harika örnektir.

Evet, Erbakan hoca AKP’yi bu yüzden açık bir şekilde tenkit etmiştir. Çünkü AKP Hocamızın Müslümanlara yılmayan, tükenmeyen bir azimle ve çilelerle dolu yıllar içerisinde öğrettiği antiemperyalist Hakka dayalı dava şuurunun yerine “Bükemediğin eli öpeceksin kardeşim, adamlar güçlü, onları karşına alarak hiçbir şey yapamazsın.” Diyen yıkıcı bir zihniyet yozlaşması ve istikametten sapmadır.

Ayrıca; hiçbir ordu hasımlarının yaptığı yaygara doğrultusunda kendisini dizayn ederek zafere yürüyemez. Şu son dönemlere bir bakın. Saadet partisinde Erbakan vesayeti var mı? Numan KURTULMUŞ emanetçi mi? Saadette Erbakan gölgesi bitecek mi diye yaygara koparanlar kimler? Bu yaygaraları bertaraf etmek düşüncesiyle parti yönetimi oluşturduğunuzda kimin arzusuna hizmet edilmiş olacaksınız?

Rabbimiz gecinden versin. Ona sıhhat ve afiyetlerle uzun ömürler ihsan etsin ama her fani gibi bir gün hocamıza da Emr-i Hak vaki olduğunda kabrini saadet partisinin bahçesine koysalar “Bu mezar buradan gelip geçenlere bizim istemediğimiz şeyleri hatırlatıyor, farklı çağrışımlara sebep oluyor, onlara farklı bir ruh veriyor.” diye bu Siyonistler yine yaygara yapacaklardır.

Yapılması gereken onların ölüsünden dahi korkacağı Erbakan hocamızın istikametinden ayrılmamak ve onun ardından yürüyebilme onuruna sahip olabilmektir.


HİÇ KİMSE ERBAKAN HOCANIN BEDDUASINI ALMAYI GÖZE ALMASIN İFLAH OLMAZ


AKP’liler çok sevinmesin ya da bazıları “Bak adamlar ayrıldı Cumhurbaşkanı başbakan çıkardılar ne güzel işler yapıyorlar” diye sevinmesin. Onlar daha işin ne oldum kısmında ne olacağım kısmana henüz gelmediler. İnşallah o noktaya gelmeden hatalarından dönüp tevbe ederler.

“Hoca bizim büyüdüğümüzü hala bir türlü kabul edemiyor” diye gazete ve televizyonlara açıklama yapan ileri gelenlerimiz kendilerinin hocanın büyüklüğünü anlamadıklarını kavramaları gerekir.

Bütün bunları sabırla okuduktan sonra bir kez daha düşünelim. Erbakan hocamızın mücadelesi; kendisine iman eden İsrail oğullarının ellerinden çektiği sıkıntı neredeyse firavundan çektiklerini geçecek hale gelen Hz. Musa aleyhisselam’ın mücadelesine ne kadar benziyor değil mi?

Hiç kimse hocamızın dava mücadelesindeki birikimleri heba edip onun bedduasını almayı göze almasın iflah olmaz. Çünkü o, şu memlekette her “Allah” diyen her türlü mevkideki insanın ki (Mehmet GÖKTAŞ hocamda dahil ) “Allah” demesinde emeği ve hakkı olan mübarek bir zattır vesselam.

Allah’ın rahmeti, bereketi ve mağfireti tüm müminler üzerine olsun. Rabbimiz bizleri tefrikadan korusun ve bizlere Hakkı hak bilip Hakka tabi olmayı nasip eylesin.
hatal kullanim bildirin
Skoru azalt
Skoru yukseltin

Oy says: -1
Bülent Kartal YORUM YAPTI Temmuz 19, 2010
YORUM: ...
yayınlayın sizi alnınızdan öpeyim
hatal kullanim bildirin
Skoru azalt
Skoru yukseltin

Oy says: -1

Yorum yaz
daha kucuk | daha buyuk

busy
 

Diğer Başlıklar

Bugün Günlerden Kudüs
Cuma, 03 Eylül 2010
Bugün Ramazan ayının son cuması, bugün günlerden Kudüs Bilindiği üzere tevhidî ve... Devamını oku...
Son on gün, her şeyden çekilme, Allaha yönelme vakti!
Cumartesi, 28 Ağustos 2010
Nasıl ki Ramazan on bir ayın sultanı ise, Ramazan günlerinin sultanı da girmekte olduğumuz... Devamını oku...
Ümmet için en büyük fitne, Suud Krallığıdır
Cumartesi, 21 Ağustos 2010
Amerika, kendi tarihinin en büyük silah satışını gerçekleştirmek üzere. Suudi... Devamını oku...
Oruç ve Türkiye Gündemi
Cuma, 13 Ağustos 2010
Şükürler olsun Allah’a, Ramazan bir güneş gibi doğdu üzerimize.  Güneşin... Devamını oku...
Ordu, kendi halkıyla sürdürdüğü savaşı kaybetmiştir!
Cuma, 06 Ağustos 2010
Yüksek Askerî Şura’da önceki gün alınan kararlarla gelinen son noktayı kim nasıl... Devamını oku...
Referandum taşları yerinden oynatmıştır
Cuma, 30 Temmuz 2010
Ramazan günlerinde siyasi ve tartışmalı konulara girmemek için kırk gün öncesinden... Devamını oku...
Dikkat, sessiz olun! Ağabeylerimiz Kürt Sorunu çözüyor!
Cuma, 23 Temmuz 2010
Maşaallah şu günlerde İslamcı ağabeylerimiz Kürt sorununu çözmek için heyecanlı bir... Devamını oku...
Erbakan Hoca Ne Zaman Kaybetti Biliyor musunuz?
Cuma, 16 Temmuz 2010
Saadet Partisinin 11 Temmuz Pazar günü yapılan olaylı kongresinde Erbakan Hoca kaybetti....
Terazinin bir kefesine Fadlallah’ı koyalım…
Cuma, 09 Temmuz 2010
Yaklaşık bir hafta önce Allâme Seyyid  Hüseyin Fadlallah’ı kaybettik, İslam aleminin... Devamını oku...
Bu hâl OHAL değil de ya ne hâl?
Cuma, 02 Temmuz 2010
Öncelikle belirtmemiz gerekir ki “olağanüstü” kelimesi yanlış bir şekilde... Devamını oku...
Biz bu meseleyi Gemide hallettik
Cuma, 25 Haziran 2010
Şu anda Türkiye’yi yakıp kavuran, bütün önemli gündem maddelerini unutturmayı ve geri... Devamını oku...
Şeytan ve dostlarının Ezan düşmanlıkları
Cuma, 18 Haziran 2010
Yine birileri ezana kafayı takmış durumda. Yine birilerinin ezan düşmanlıkları depreşmiş... Devamını oku...
Türkiye, şehidlerin çağrısını duymuş ve karşılık vermiştir!
Cuma, 11 Haziran 2010
Gündem artık Mavi Marmara gemisidir. Bu gidişle de yerini hiçbir şeye bırakmayacak. Sadece... Devamını oku...
Surda bir gedik açılmıştır!
Cuma, 04 Haziran 2010
Rahmetli Üstad Necip Fazıl’ın gençliğimizde dilimizden düşürmediğimiz o meşhur beyti... Devamını oku...
Meclisten mi bekliyorsunuz lanetli yasağın kaldırılmasını?
Cuma, 28 Mayıs 2010
Ne Baykal’ı yazmak geliyor içimden, ne kaset olayını, ne CHP’yi, ne Kılıçdaroğlu’nu... Devamını oku...
Şehadetin kutlu olsun Eritrelim!
Cuma, 21 Mayıs 2010
Biz ona Eritreli derdik, o bizim Eritrelimizdi, Eritreli Bahaddin’imizdi. O dönem Erzurum... Devamını oku...
Lütfen birazcık anlayın artık!
Cuma, 14 Mayıs 2010
Kutlu Doğum etkinlikleri sonrası batıda karşılaştığım dostların önemli bir kısmı,... Devamını oku...
Bu çizgiyi ihlasla sürdürmek
Cuma, 07 Mayıs 2010
Sütü çok severim, özellikle soğuk içmeyi. Bana her içtiğimde Allah Teala’ya karşı... Devamını oku...
Muhteşemsin Batman!
Cuma, 30 Nisan 2010
Eğer 25 Nisan Pazar günü Batman’da gerçekleştirilen mevlüd mitingine şahid olmuşsanız... Devamını oku...
27 Nisan Muhtırası ve Şanlıurfa
Pazartesi, 26 Nisan 2010
27 Nisanda verilen  e-muhtıranın üçüncü yılındayız. Darbe kafalıların hezimetle... Devamını oku...
Haydin Diyarbakır'a!
Cuma, 16 Nisan 2010
Sizleri bu hafta sonu Pazar günü Peygamber Sevdalıları Platformu tarafından Diyarbakır’da... Devamını oku...
Elbet bir karşılığı olacaktır bu sevdanın
Cuma, 09 Nisan 2010
 Şahit olduğunuz gibi, Kutlu Doğum Haftası dolayısıyla nisan ayının tamamı bütün... Devamını oku...
İki yılı bitirirken... Kendimizi kiminle kıyaslayalım?
Çarşamba, 07 Nisan 2010
“Adınla başlıyoruz” diye iki yıl önce böyle bir nisan ayında başlamıştık Doğru... Devamını oku...
Kutlu Doğum ve Kürt Kadını
Cuma, 26 Mart 2010
Sünnetullah’ın gereği odur ki, eğer bir coğrafya  zulüm ve baskı altındaysa, eğer... Devamını oku...
Sizi Peygamber Sevdalılarına katılmaya çağırıyoruz!
Cuma, 19 Mart 2010
Sizleri, bugünlerde başlayacak olan Kutlu Doğum etkinliklerine katılmaya davet ediyoruz. Allah... Devamını oku...
Bırakın affetmeyi, Özür dilemeli, tövbe etmelidir bu devlet!
Cuma, 12 Mart 2010
Gündemin birinci sırasında olmasa da, yavaştan yavaştan af konuşulmaya başlandı. Her ne... Devamını oku...

Son Dakika Haberler

dogruhaber
Doğru Haber
Site Haritasi RSS