Dogruhaber ----

  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size

Terazinin bir kefesine Fadlallah’ı koyalım…

e-Posta PDF
Yaklaşık bir hafta önce Allâme Seyyid  Hüseyin Fadlallah’ı kaybettik, İslam aleminin ve özellikle mazlum Müslümanların başı sağ olsun, makamı cennet olsun!

Fadlallah’ı kaybetmenin ne anlama geldiğini, onu kaybetmekle aslında neyi kaybetmiş olduğumuzu iyice anlayabilmemiz için birazcık tanımamız gerekir.

Toplumun acılarla kıvrandığı bir dönemde 1935 yılında Necef’te dünyaya gelmiş, başta açlık olmak üzere büyük sıkıntılarla dolu bir gençlik dönemi geçirmiş, bu dönem içerisinde başta babası olmak üzere birçok ilim adamının dizinin dibinde ilmi tahsilini yapmıştır.

1966 yılında Lübnan’a gelmiştir.

Seyyid Hüseyin Fadlallah’ın Lübnan’a gelmesiyle birlikte diğer bir çok alim ve düşünce adamının katkısıyla Lübnan müslümanca bir renge bürünmüştür desek hiç de abartmış olmayız.

İran’da gerçekleştirilen İslam İnkılâbının havasını Lübnanlı Müslümanlara teneffüs ettirmiş, İnkılâba paralel olarak gençlerin dünyasında bu şuuru mayalandırmış, başta Hizbullah olmak üzere birçok oluşuma manevi önderlik yapmıştır.

İsrail tarafından 1982 yılında işgal edilen Lübnan, Seyyid Hüseyin Fadlallah ile birlikte müthiş bir direniş ruhuna kavuşmuştur.

Gerek işgalci israil’in püskürtülmesinde, gerekse ABD ve diğer batı ülkelerinin askeri karargâhlarının yerle bir edilmesinde, üslerinin Lübnan’dan sökülüp atılmasının ardında Fadlallah’ın katkısı herkes tarafından bilinmektedir.

israil ve ABD Allâme Hüseyin Fadlallah’ı ortadan kaldırmak için birçok defa suikast düzenlemiş, birinde 150 civarında Müslüman şehid edilmiş, diğer birinden Fadlallah yaralı kurtulmuştur.

Fadlallah’a göre israil, Batı dünyasının Arap-İslam alemine zarar vermek için kullandığı/faydalandığı bir çeteden başka bir şey değildir.

Direnişçi bir ruha sahip olmasıyla birlikte Fadlallah aynı zamanda İslam düşüncesinin çağımızdaki en önemli simalarındandı.

Seyyid Kutup, Hasan el Benna, Ali Şeraiti, Mutahhari ve Muhammed Bakır as Sadr gibi ilmî ve entelektüel bir birikime sahipti, zaten onlardan beslenmişti.

Öte yandan Fadlallah aynı zamanda halkın içerisinde, mescidinde cemaatle kaynaşmış bir halk adamıydı. Türkiye Müslümanlarının hasret kaldığı bir tablodur bu.

Nasıl bir şahsiyeti kaybettiğimizi birazcık olsun anlamışızdır inşaallah.

Fakat daha da iyi anlayabilmemiz için gelin, gözümüzün önünde şöyle bir tablo canlandıralım:

Seyyid Hüseyin Fadlallah’ı terazinin bir kefesine koyalım…

Hakaret etmek için söylemiyorum, terazinin diğer kefesine de bizim ilahiyat profesörlerinden birer birer koyalım. Acaba kaç profesör koyduğumuzda teraziyi kaldırıp denk gelebilir?

Hatta bir fakültenin tamamını koyduğumuzda Fadlallahın ağırlığını kaldırabilir mi dersiniz?

Sadece bizim ilahiyatçılarımız değil, isterseniz terazinin öbür kefesine geçen hafta İstanbul’da toplanan dört yüz civarında üyesi olan İslam Âlimleri Birliğini koyalım…

Bu arada şu üzüntümü belirtmeden geçmeyeceğim;

Geçen hafta İstanbul’da bir araya gelen dört yüze yakın İslam âlimi bizleri sükûtu hayale uğratmıştır. Duruşlarıyla olsun, yayınladıkları bildirilerle olsun ve oturum aralarında verdikleri röportajlarla olsun, ne Müslümanların gözünde ve ne de kâfirlerin gözünde hiçbir varlık ve ağırlık gösterememişlerdir.

Söyleyin Allah aşkına, sizce hangi taraf ağır basıyor?

Fadlallah’ı abarttığımı sanmayın, siz onun yerine Seyyid Kutup da diyebilirsiniz, Hasan el Benna da diyebilirsiniz, Şeyh Ahmed Yasin veya Bediuzzaman Saidi Nursi de diyebilirsiniz.

Bu şahsiyetleri böylesine öne çıkaran ve ötekilerden ayrıcalıklı kılan şey nedir biliyor musunuz?

Resûllerin taşıdıkları sancıyı ve kaygıyı yüreklerinde taşıyor olmalarıdır,

Resûllerin yüklendikleri yükü omuzlarında hissediyor olmalarıdır,

Resûllerin bıraktıklarını, onların bıraktıkları yerden sürdürme sorumluluğunu duymalarıdır.

Resûllerin kanatları gibi merhamet kanatlarını mazlumların ve mustazafların üzerine geriyor olmalarıdır,

Resûllerin mirasçıları olmalarıdır.

Yorumlar (1)Add comments
Abbas YORUM YAPTI Temmuz 12, 2010
YORUM: ...
s.a değerli hocam.

öncelikle Allah a hamd etmek istiyorum, gerçekten sizin gibi değerli insanların aramızda bulunması büyük lütuftur.

yazılarınızı ve kitaplarınızı beğenerek okuyoruz ve faydasına gözlerimizle şahit oluyoruz, Rabbim sizlerden razı olsun.

Ayetullah muhammed hüseyin fadlallah için ise tüm müslümanların hüzne boğulmaları gerekmektedir.çünkü islam aleminde ciddi bir boşluk oluştu. yeni yıldızların eskileri kadar ışık saçmadığı da bir gerçek.İSLAM ALEMİNİN BAŞI SAĞOLSUN.
hatal kullanim bildirin
Skoru azalt
Skoru yukseltin

Oy says: +1

Yorum yaz
daha kucuk | daha buyuk

busy
 

Diğer Başlıklar

Bugün Günlerden Kudüs
Cuma, 03 Eylül 2010
Bugün Ramazan ayının son cuması, bugün günlerden Kudüs Bilindiği üzere tevhidî ve... Devamını oku...
Son on gün, her şeyden çekilme, Allaha yönelme vakti!
Cumartesi, 28 Ağustos 2010
Nasıl ki Ramazan on bir ayın sultanı ise, Ramazan günlerinin sultanı da girmekte olduğumuz... Devamını oku...
Ümmet için en büyük fitne, Suud Krallığıdır
Cumartesi, 21 Ağustos 2010
Amerika, kendi tarihinin en büyük silah satışını gerçekleştirmek üzere. Suudi... Devamını oku...
Oruç ve Türkiye Gündemi
Cuma, 13 Ağustos 2010
Şükürler olsun Allah’a, Ramazan bir güneş gibi doğdu üzerimize.  Güneşin... Devamını oku...
Ordu, kendi halkıyla sürdürdüğü savaşı kaybetmiştir!
Cuma, 06 Ağustos 2010
Yüksek Askerî Şura’da önceki gün alınan kararlarla gelinen son noktayı kim nasıl... Devamını oku...
Referandum taşları yerinden oynatmıştır
Cuma, 30 Temmuz 2010
Ramazan günlerinde siyasi ve tartışmalı konulara girmemek için kırk gün öncesinden... Devamını oku...
Dikkat, sessiz olun! Ağabeylerimiz Kürt Sorunu çözüyor!
Cuma, 23 Temmuz 2010
Maşaallah şu günlerde İslamcı ağabeylerimiz Kürt sorununu çözmek için heyecanlı bir... Devamını oku...
Erbakan Hoca Ne Zaman Kaybetti Biliyor musunuz?
Cuma, 16 Temmuz 2010
Saadet Partisinin 11 Temmuz Pazar günü yapılan olaylı kongresinde Erbakan Hoca kaybetti.... Devamını oku...
Terazinin bir kefesine Fadlallah’ı koyalım…
Cuma, 09 Temmuz 2010
Yaklaşık bir hafta önce Allâme Seyyid  Hüseyin Fadlallah’ı kaybettik, İslam aleminin...
Bu hâl OHAL değil de ya ne hâl?
Cuma, 02 Temmuz 2010
Öncelikle belirtmemiz gerekir ki “olağanüstü” kelimesi yanlış bir şekilde... Devamını oku...
Biz bu meseleyi Gemide hallettik
Cuma, 25 Haziran 2010
Şu anda Türkiye’yi yakıp kavuran, bütün önemli gündem maddelerini unutturmayı ve geri... Devamını oku...
Şeytan ve dostlarının Ezan düşmanlıkları
Cuma, 18 Haziran 2010
Yine birileri ezana kafayı takmış durumda. Yine birilerinin ezan düşmanlıkları depreşmiş... Devamını oku...
Türkiye, şehidlerin çağrısını duymuş ve karşılık vermiştir!
Cuma, 11 Haziran 2010
Gündem artık Mavi Marmara gemisidir. Bu gidişle de yerini hiçbir şeye bırakmayacak. Sadece... Devamını oku...
Surda bir gedik açılmıştır!
Cuma, 04 Haziran 2010
Rahmetli Üstad Necip Fazıl’ın gençliğimizde dilimizden düşürmediğimiz o meşhur beyti... Devamını oku...
Meclisten mi bekliyorsunuz lanetli yasağın kaldırılmasını?
Cuma, 28 Mayıs 2010
Ne Baykal’ı yazmak geliyor içimden, ne kaset olayını, ne CHP’yi, ne Kılıçdaroğlu’nu... Devamını oku...
Şehadetin kutlu olsun Eritrelim!
Cuma, 21 Mayıs 2010
Biz ona Eritreli derdik, o bizim Eritrelimizdi, Eritreli Bahaddin’imizdi. O dönem Erzurum... Devamını oku...
Lütfen birazcık anlayın artık!
Cuma, 14 Mayıs 2010
Kutlu Doğum etkinlikleri sonrası batıda karşılaştığım dostların önemli bir kısmı,... Devamını oku...
Bu çizgiyi ihlasla sürdürmek
Cuma, 07 Mayıs 2010
Sütü çok severim, özellikle soğuk içmeyi. Bana her içtiğimde Allah Teala’ya karşı... Devamını oku...
Muhteşemsin Batman!
Cuma, 30 Nisan 2010
Eğer 25 Nisan Pazar günü Batman’da gerçekleştirilen mevlüd mitingine şahid olmuşsanız... Devamını oku...
27 Nisan Muhtırası ve Şanlıurfa
Pazartesi, 26 Nisan 2010
27 Nisanda verilen  e-muhtıranın üçüncü yılındayız. Darbe kafalıların hezimetle... Devamını oku...
Haydin Diyarbakır'a!
Cuma, 16 Nisan 2010
Sizleri bu hafta sonu Pazar günü Peygamber Sevdalıları Platformu tarafından Diyarbakır’da... Devamını oku...
Elbet bir karşılığı olacaktır bu sevdanın
Cuma, 09 Nisan 2010
 Şahit olduğunuz gibi, Kutlu Doğum Haftası dolayısıyla nisan ayının tamamı bütün... Devamını oku...
İki yılı bitirirken... Kendimizi kiminle kıyaslayalım?
Çarşamba, 07 Nisan 2010
“Adınla başlıyoruz” diye iki yıl önce böyle bir nisan ayında başlamıştık Doğru... Devamını oku...
Kutlu Doğum ve Kürt Kadını
Cuma, 26 Mart 2010
Sünnetullah’ın gereği odur ki, eğer bir coğrafya  zulüm ve baskı altındaysa, eğer... Devamını oku...
Sizi Peygamber Sevdalılarına katılmaya çağırıyoruz!
Cuma, 19 Mart 2010
Sizleri, bugünlerde başlayacak olan Kutlu Doğum etkinliklerine katılmaya davet ediyoruz. Allah... Devamını oku...
Bırakın affetmeyi, Özür dilemeli, tövbe etmelidir bu devlet!
Cuma, 12 Mart 2010
Gündemin birinci sırasında olmasa da, yavaştan yavaştan af konuşulmaya başlandı. Her ne... Devamını oku...

Son Dakika Haberler

dogruhaber
Doğru Haber
Site Haritasi RSS