Dogruhaber ----

  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size

Bu hâl OHAL değil de ya ne hâl?

e-Posta PDF
Öncelikle belirtmemiz gerekir ki “olağanüstü” kelimesi yanlış bir şekilde kullanılmaktadır.  Çünkü olağanüstü kelimesi normalin üzerindeki iyi ve güzel durumları ifade etmek için kullanılır. “Bizim çocuk olağanüstü çalışkan, olağanüstü başarılı, olağanüstü verimli…” gibi. Hiçbir zaman kötülükleri ve olumsuzlukları anlatmada kullanılmaz. Onun için, Türkiye’deki kullanıldığı alan da yanlıştır. Vahşet ve karanlıklarla dolu bir tabloyu ve bir dönemi anlatmak için böyle güzel bir kelime kullanılamaz. İlla ki bu kökten bir kelime kullanacaksanız o zaman olağanüstü değil, “olağanaltı” veya “olağandışı” diyebilirsiniz.

Evet, OHAL yani olağanüstü hal yeniden ilan edilmelidir diye tutturdu Devlet Bahçeli. Buna karşı çıkanları da terörizmle işbirliği içerisinde olmakla itham etti.. Öyle ya, ne diyebiliriz, herkes kendisinin beslenip palazlanabileceği bir ortamı ve atmosferi isteyecektir elbette.

OHAL teklifi ne kadar kabul görür bilmeyiz de, fakat bizim bildiğimiz bir şey var, özellikle bizlerin bildiği:

Bizim için bu hal, zaten OHAL değil de ya ne hal?

Sizin sohbetinize gelen, sizin derneğinize gelen gençler sivil polis olduğunu söyleyen kişilerce çevrilip “Nereye gittiğinizi biliyor musunuz? Gittiğiniz o dernek kimlerindir biliyor musunuz? Sizin için hiç de iyi olmaz ha…” diye tehdit ediliyorsa…

Bu hal OHAL değil de ya ne hal?

Aynı şehirde Nisan ayı içerisinde her gün bir dernek veya vakıf tarafından düzenlenen Kutlu Doğum etkinliklerine hiçbir şey denilmeyip, sizin derneğiniz tarafından Resmi olarak düzenlenen Kutlu Doğum etkinliğine katılanlar resmi üniformalı polisler tarafından çevrilip: “Nereye gittiğinizi biliyor musunuz? Bu etkinliği kimlerin düzenlediğinden haberiniz var mı, diye sorgulanıyorsa…

Bu hal OHAL değil de ya ne hal?

Gazetenizin aboneleri sivil polis olduğunu iddia eden kişilerce ziyaret edilerek bu gazeteyi okumamaları için tehdit ediliyorsa, “Bu gazeteyi kimlerin çıkardığını biliyor musunuz? Sizin üniversiteye girecek bir çocuğunuz yok mu, oğlunuzun kızınızın işe girmesini istemiyor musunuz? Bu durum sizin için hiç de iyi olmaz…” tehdit ediliyorsa…

Bu hâl OHAL değil de ya ne hâl Allah aşkına?

Gazetemizin geçen sayısında bir tam sayfa olarak verilen Adana’daki uygulamalar OHAL değil de ne haldir Allah aşkına?

Yakındaki bir şehirde düzenlenen etkinliğe katılmak için yola çıkan insanlar yolda çevrilip sorgulanıyor ve çıkışları engelleniyorsa…

Bu hâl OHAL değil de ya ne hâldir?

İnsanlar göz göre göre cezaevlerinde kansere yakalanıyorlar ve buna rağmen tedavi edilmiyorlarsa, hastanenin yedi imzalı raporuna rağmen sırf İslami kimliğe sahip oldukları için bırakılmıyorlarsa, çoluğunun çocuğunun yanında evlerinde ölmelerine müsaade edilmiyorsa… Bununla birlikte nice İslam düşmanı, Marksist ve teröristlerin bu durumda derhal serbest bırakılıyorlarsa, hatta bunların bir kısmı daha sonra terörist eylemlerde yeniden yakalanıyorlarsa…

Bu hâl OHAL değil de ya ne hâl?

Aynı anda turp gibi Ergenekoncular maşallah beş yıldızlı hastanelerden bir türlü cezaevlerine alınmıyorlarsa, bu arada bu beyefendilerin sağlıklarında acaba olumsuz bir gelişme var mıdır diye ikide bir Cumhurbaşkanı tarafından telefonla durumları sorulup Haberalınıyorsa…

Söyleyin Allah Aşkına, bizim için bu hâl OHAL değil de ya ne hâl?

İçişleri Bakanlığının dikkatine!

Bütün bu emirler Bakanlık tarafından mı veriliyor, yoksa Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından mı veriliyor? Veriliyorsa nasıl bir emirdir bu ve neye dayanarak veriliyor?

Veya Bakanlığın böyle bir emri yok da, Emniyet mensupları bütün bunları fazladan, fedakârca kendiliklerinden Hizmet aşkıyla mı yapıyorlar? Maksatları nafileden sevap kazanmak mıdır?

Gerçi elhamdülillah bizim için bütün haller aynıdır, biz bütün halleri biliriz, her halle karşılaşmışızdır, hiçbir hali yadırgamayız.

Fakat yine de bir soralım yetkililere, bu hâl ne hâldir, bir bilelim.

Yorumlar (2)Add comments
sonsuz-muhabbet bursa YORUM YAPTI Temmuz 03, 2010
YORUM: ...
s.a hocam bu ergenekon bitmeden hiçbir olumlu gelişme olmaz bu ülkede
hatal kullanim bildirin
Skoru azalt
Skoru yukseltin

Oy says: +1
Bir Garib Kul YORUM YAPTI Temmuz 06, 2010
YORUM: ...
Unutulmamalıdır ki, Emevilerin yıkılması ile ilgili yapılan en güzel yorumlarda; “düşmanlarını kazanmak için onları memnun etmeye” çalışması yüzünden olduğu söyleniyor. Onlar düşmanlarını kazanmadıkları gibi dostlarını da kaybettiler.
Korkarım Ak Parti yavaş yavaş bu akibete doğru gidiyor.
ALLAH razı olsun hocam,Rabbim yardımcınız ve yardımcımız olsun..
hatal kullanim bildirin
Skoru azalt
Skoru yukseltin

Oy says: +0

Yorum yaz
daha kucuk | daha buyuk

busy
 

Diğer Başlıklar

Bugün Günlerden Kudüs
Cuma, 03 Eylül 2010
Bugün Ramazan ayının son cuması, bugün günlerden Kudüs Bilindiği üzere tevhidî ve... Devamını oku...
Son on gün, her şeyden çekilme, Allaha yönelme vakti!
Cumartesi, 28 Ağustos 2010
Nasıl ki Ramazan on bir ayın sultanı ise, Ramazan günlerinin sultanı da girmekte olduğumuz... Devamını oku...
Ümmet için en büyük fitne, Suud Krallığıdır
Cumartesi, 21 Ağustos 2010
Amerika, kendi tarihinin en büyük silah satışını gerçekleştirmek üzere. Suudi... Devamını oku...
Oruç ve Türkiye Gündemi
Cuma, 13 Ağustos 2010
Şükürler olsun Allah’a, Ramazan bir güneş gibi doğdu üzerimize.  Güneşin... Devamını oku...
Ordu, kendi halkıyla sürdürdüğü savaşı kaybetmiştir!
Cuma, 06 Ağustos 2010
Yüksek Askerî Şura’da önceki gün alınan kararlarla gelinen son noktayı kim nasıl... Devamını oku...
Referandum taşları yerinden oynatmıştır
Cuma, 30 Temmuz 2010
Ramazan günlerinde siyasi ve tartışmalı konulara girmemek için kırk gün öncesinden... Devamını oku...
Dikkat, sessiz olun! Ağabeylerimiz Kürt Sorunu çözüyor!
Cuma, 23 Temmuz 2010
Maşaallah şu günlerde İslamcı ağabeylerimiz Kürt sorununu çözmek için heyecanlı bir... Devamını oku...
Erbakan Hoca Ne Zaman Kaybetti Biliyor musunuz?
Cuma, 16 Temmuz 2010
Saadet Partisinin 11 Temmuz Pazar günü yapılan olaylı kongresinde Erbakan Hoca kaybetti.... Devamını oku...
Terazinin bir kefesine Fadlallah’ı koyalım…
Cuma, 09 Temmuz 2010
Yaklaşık bir hafta önce Allâme Seyyid  Hüseyin Fadlallah’ı kaybettik, İslam aleminin... Devamını oku...
Bu hâl OHAL değil de ya ne hâl?
Cuma, 02 Temmuz 2010
Öncelikle belirtmemiz gerekir ki “olağanüstü” kelimesi yanlış bir şekilde...
Biz bu meseleyi Gemide hallettik
Cuma, 25 Haziran 2010
Şu anda Türkiye’yi yakıp kavuran, bütün önemli gündem maddelerini unutturmayı ve geri... Devamını oku...
Şeytan ve dostlarının Ezan düşmanlıkları
Cuma, 18 Haziran 2010
Yine birileri ezana kafayı takmış durumda. Yine birilerinin ezan düşmanlıkları depreşmiş... Devamını oku...
Türkiye, şehidlerin çağrısını duymuş ve karşılık vermiştir!
Cuma, 11 Haziran 2010
Gündem artık Mavi Marmara gemisidir. Bu gidişle de yerini hiçbir şeye bırakmayacak. Sadece... Devamını oku...
Surda bir gedik açılmıştır!
Cuma, 04 Haziran 2010
Rahmetli Üstad Necip Fazıl’ın gençliğimizde dilimizden düşürmediğimiz o meşhur beyti... Devamını oku...
Meclisten mi bekliyorsunuz lanetli yasağın kaldırılmasını?
Cuma, 28 Mayıs 2010
Ne Baykal’ı yazmak geliyor içimden, ne kaset olayını, ne CHP’yi, ne Kılıçdaroğlu’nu... Devamını oku...
Şehadetin kutlu olsun Eritrelim!
Cuma, 21 Mayıs 2010
Biz ona Eritreli derdik, o bizim Eritrelimizdi, Eritreli Bahaddin’imizdi. O dönem Erzurum... Devamını oku...
Lütfen birazcık anlayın artık!
Cuma, 14 Mayıs 2010
Kutlu Doğum etkinlikleri sonrası batıda karşılaştığım dostların önemli bir kısmı,... Devamını oku...
Bu çizgiyi ihlasla sürdürmek
Cuma, 07 Mayıs 2010
Sütü çok severim, özellikle soğuk içmeyi. Bana her içtiğimde Allah Teala’ya karşı... Devamını oku...
Muhteşemsin Batman!
Cuma, 30 Nisan 2010
Eğer 25 Nisan Pazar günü Batman’da gerçekleştirilen mevlüd mitingine şahid olmuşsanız... Devamını oku...
27 Nisan Muhtırası ve Şanlıurfa
Pazartesi, 26 Nisan 2010
27 Nisanda verilen  e-muhtıranın üçüncü yılındayız. Darbe kafalıların hezimetle... Devamını oku...
Haydin Diyarbakır'a!
Cuma, 16 Nisan 2010
Sizleri bu hafta sonu Pazar günü Peygamber Sevdalıları Platformu tarafından Diyarbakır’da... Devamını oku...
Elbet bir karşılığı olacaktır bu sevdanın
Cuma, 09 Nisan 2010
 Şahit olduğunuz gibi, Kutlu Doğum Haftası dolayısıyla nisan ayının tamamı bütün... Devamını oku...
İki yılı bitirirken... Kendimizi kiminle kıyaslayalım?
Çarşamba, 07 Nisan 2010
“Adınla başlıyoruz” diye iki yıl önce böyle bir nisan ayında başlamıştık Doğru... Devamını oku...
Kutlu Doğum ve Kürt Kadını
Cuma, 26 Mart 2010
Sünnetullah’ın gereği odur ki, eğer bir coğrafya  zulüm ve baskı altındaysa, eğer... Devamını oku...
Sizi Peygamber Sevdalılarına katılmaya çağırıyoruz!
Cuma, 19 Mart 2010
Sizleri, bugünlerde başlayacak olan Kutlu Doğum etkinliklerine katılmaya davet ediyoruz. Allah... Devamını oku...
Bırakın affetmeyi, Özür dilemeli, tövbe etmelidir bu devlet!
Cuma, 12 Mart 2010
Gündemin birinci sırasında olmasa da, yavaştan yavaştan af konuşulmaya başlandı. Her ne... Devamını oku...

Son Dakika Haberler

dogruhaber
Doğru Haber
Site Haritasi RSS