Son yaşanan Çukurca Hantepe baskınından önce birliklerin muhtemel saldırı konusunda uyarıldığı iddialarının yanında teknolojik edevatın çalışmadığı ya da yararlanılmadığı iddiaları ise, birilerinin belli bir süreye kadar askerleri baskınlar karşısında kurbanlık koyun olarak görme arzusunu yansıtmaktadır
Doğruhaber / Haber Yorum
Çukurca Hantepe mevkiinde gezici Kayseri Komando Birliği'ne yönelik saldırıda PKK kaynakları asker zayiatını çok daha fazla gösterirken resmi kaynakların açıklaması, ölen askerlerin başta karakol komutanı bir üsteğmen olmak üzere dört uzman çavuş ile bir er olduğu, ayrıca dokuz erin de yaralandığı yönündeydi.
Baskında dikkat çeken husus, bir er dışında ölenlerin tamamının rütbeli oluşuydu. Bu da baskında PKK'lilerin karakolun derinliklerine kadar sızdığı ve hedef gözeterek baskını gerçekleştirdiklerini göstermektedir. Zaten mevzilerden askere ait mühimmatın PKK elemanlarınca alındığının resmi açıklamada yer bulması baskının niteliği hakkında da ipuçlarını vermektedir. PKK'nin Mayıs sonu itibariyle başladığı eylem sürecinde yaşanan ilk baskınlar ve meydana gelen asker kaybı, askeri çevrelerin "İstihbarat zafiyeti" gerekçeleriyle açıklanmaktaydı. Elbette istihbarat zafiyeti gerekçesinin hükümetin bazı olumlu yaklaşımlarını hedeflediği, asker paralelinde yayın yapan medya kuruluşlarının bunu hükümete karşı yıpratma kampanyasına indirgemesinden belliydi.
Son yaşanan Çukurca Hantepe baskını ise birliklerin muhtemel saldırı konusunda uyarıldığı iddialarının yanında teknolojik edevatın çalışmadığı ya da yararlanılmadığı iddiaları ise, birilerinin belli bir süreye kadar askerleri baskınlar karşısında kurbanlık koyun olarak görme arzusunu yansıtmaktadır.
"İstihbarat zafiyeti" ile hükümeti askeri dil kullanmaya sürükleyen irade her ne ise, korunma tedbirlerini bertaraf ederek asker ölümlerini belli bir stratejinin sacayağı olarak gören irade de odur. Ve ister istemez çokça tartışılan bir süreç olan referandum süreci içerisinde hükümet tezlerini mahkûm ederek "Hayır"lara vesile olmak isteyen bir konseptin 12 Eylül'e kadar kan üzerinden stratejik hamlelere giriştiği şüphesini güçlendirmektedir.







